Ekrem DUMANLI-Zaman

Ordu ve İslam

Müslümanlar, askeriyede dinî hayatlarını yaşayamıyor, en temel haklarından biri olan ibadet özgürlüklerini gereken ölçüde yerine getiremiyor. Demokratik bir ülkede böyle haksızlık olur mu?

11 Mart tarihli Boston Globe, bu problemi sorguluyordu. Gazeteye göre, muhtemel bir savaş için her türlü hazırlığı yapan ve ölüme yakın bir çizgide yaşamak zorunda olan askerlerin görevlerini kusursuz yapabilmeleri için dinî motiveye ihtiyaç var.

O yüzden merkezi Pentagon'da bulunan Silahlı Kuvvetler Din Adamları Kurulu (Armed Forces Chaplains' Board) Başkanı Janet J. Horton şöyle diyor: 'Askerleri seferber ettiğimiz, onları evlerinden ve yaşadıkları toplumdan aldığımız zaman, onlara dinî konularda yardımcı olmaya mecburuz.'

Boston Globe'taki habere imza atan Michael Paulson'un araştırmasına göre ortada kabul edilemez bir haksızlık var. Amerikan ordusunda 60 Ortodoks askere bir din görevlisi düşüyormuş. Toplam sayıları Müslümanlardan az olan Musevi askerlerde bu oran 138'de bir. Sayıları en kalabalık olan Protestanlar için her 251 kişiye bir papaz görevli bulunuyor. Paulson'un vurguladığı haksızlığın ilk yansıması burada ortaya çıkıyor; çünkü ABD ordusunda 451 Müslüman'a ancak bir imam düşüyor. Halbuki Amerikan ordusu içinde 2.288 din görevlisi bulunuyor...

Gazetenin haberdeki perspektifine göre askeriyedeki bu durum, insan haklarına ve din özgürlüğüne aykırı.

Üst düzey askerî yetkililere göre bu problemin yaşanmasında ihmal ya da art niyet yok; çünkü Müslümanlık, Amerika genelinde en hızlı yayılan din olduğu gibi, Amerikan ordusu içinde de son yıllarda en hızlı taraftar bulan din haline geldi. Normal seyri içinde bile hızla yayılan İslam, Körfez savaşı sırasında 1.600 Amerikan askerinin Müslüman olmasıyla daha da güçlenmiş. Resmî rakamlarda 4.140 gözüken Müslüman sayısının aslında 10 bin civarında olduğu sanılıyor.

İmam konusunda yaşanan sıkıntının diğer bir sebebi de şu: Diğer dinler için daha önce üniversitelerde bölümler açılmış ve oradan mezun olanlar askeriyede görev yapıyormuş. Pentagon'daki generaller askeriyede dinî görev yapmak isteyen kişilerde akademik kariyer arıyor.

Şu ana kadar hiçbir üniversite, askeriyede imamlık yapacak kişileri eğitmek amacıyla özel bir program başlatmamış. Değişik sertifika programlarından alınan belgelerle askeriyede imamlık yapmak da çok zor. Nihayet bu yıl, Connecticut eyaletinde bulunan Hartford Üniversitesi yeni bir programa başladı. Artık Amerikan ordusunda daha çok imam bulunabilecek hem bu insanlar daha kültürlü kişilerden seçilecek...

Hartford Üniversitesi Dekanı Worth Loomis şöyle diyor gazetecilere: 'Çok heyecanlıyız; çünkü askeriyede görev yapacak Müslüman din adamlarını ilk defa biz yetiştireceğiz; hem bu insanlar sadece orduda değil hapishaneler, hastaneler ve camilerde de görev yapabilecek.'

Aslında Müslüman askerlerin problemi, imam bulma konusunda çektikleri sıkıntı ile sınırlı değil. Haberde yer alan bir alıntıya göre 100 Müslüman askerden 65'i İslam'ı yaşama konusunda sorunlar yaşadığını söylüyormuş. Müslüman askerler cenaze törenleri ve nikah işlemlerinin İslam'a uygun bir şekilde yapılmasını talep ediyor...

Amerika'nın ünlü gazetelerinden Boston Globe, haberin özünü verebilmek için istatistiklerin soğuk gölgesine sığınmamış, haberi insan unsuruyla süslemiş. Orduda görevli imamlardan bazılarına ulaşan Paulson, onların da görüşlerini almış. Mesela Hanif Raşid, Protestan bir rahibin oğlu, dinî kitaplar okurken İslam'ı tanıma fırsatı bulmuş ve ismini değiştirmiş.

Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak yetişmiş ve daha sonra İslam'ı seçerek Reşad Sıddık ismini almış imam ile Globe muhabiri bir ara görüşememiş; çünkü hac yapmak isteyen Sıddık, ordudan iki ay izin alarak Mekke'ye gitmiş.…

İşte böyle sevgili okur. Hakkında yayılan kötü imaja ve ona katkıda bulunan cühelaya rağmen İslam, yeryüzünde hızla yayılıyor. Bu gönül fethinden din ve vicdan özgürlüğünü neredeyse varlığının sebebi sayan Amerika'nın nasipsiz kalması düşünülemez. Pentagon'un hadiseye bakışı şöyle de özetlenebilir: İlim sahibi din adamına duyulan ihtiyaçla askerin dinî gereksinimi bir yerde kesişmeli.…

Az daha unutuyordum Boston Globe'un başlığını: İnancın İmtihanı.

Ne dersiniz, çetin bir sınav değil mi? 

e.dumanli@zaman.com.tr

  

Önceki Sayfa

http://mercek.tripod.com